1 Ağustos 2011 Pazartesi

27 Nisan 2011 Çarşamba

PLASTİK SANATÇILAR

ABİDİN DİNO
FİKRET MUALLA
İBRAHİM ÇALLI
ŞEREF AKDİK
ŞEKER AHMET APAŞA
NAZMİ ZİYA GÜRAN
HÜSEYİN AVNİ LİFİJ
ÜSKÜDARLI HOCA ALİ RIZA
EŞREF ÜREN
HİKMET ONAT
MEHMET BAŞBUĞ
OSMAN ALTINTAŞ
ALİ DÜZGÜN
AHMET ATAN
ADNAN TEPECİK
ALAYBEY KAROĞLU
HÜSEYİN ELMAS
BİRSEN ÇEKEN
MELİHA YILMAZ
CANAN GENCE DELİDUMAN
FATİH BAŞBUĞ
A. AYDIN BAYKARA
HAYATİ MİSMAN
HASAN PEKMEZCİ
SÖBUTAY ÖZER
ZEKAİ ORMANCI
OKTAY ANILANMERT
ERDEM ÜNVER
İBRAHİM ÇOBAN
TAHSİN HANCIOĞLU
ADNAN TURANİ
MUSTAFA AYAZ
ÖZDEMİR ALTAN
ZEKAİ ORMANCI
ABİDİN ELDEROĞLU

(Eklemeler devam edecek)

28 Kasım 2010 Pazar

GÖZLERİMİZİ KAPATARAK ÇİRKİNLİKLERİ YOKEDEMEYİZ !!!

GÖZLERİMİZİ KAPATARAK ÇİRKİNLİKLERİ YOKEDEMEYİZ !!!

Her güzellik bir çirkinliği yok ederek elde edilir...
Güzel, çirkin ile vardır...
Güzellik ve çirkinlik iki zıt kavramdır.
Zıtlık dünyanın doğasında vardır.
Siyah ile beyaz, sıcak ile soğuk, uzun ile kısa, yaz ile kış, iyi ile kötü, doğru ile yanlış, güzel ile çirkin...
Bu zıt kavramlardan bazıları insanda herhangi bir tedirginliğe neden olmazken bazıları çok iticidir. örnek verecek olursak; Siyah ve beyaz, uzun ve kısa aşırı derecede herkangi bir rahatsızlık vermemesi yanında, iyi ve kötü, doğru ve yanlış, güzel ve çirkin olumsuzluk ve rahatsızlık verir.
İnsanlar her durumda kendisine rahatsızlık veren olumsuzlukları düzeltmekle sorumludur. Aynı zamanda zorunluluktur da... Çünkü iyiliği emretmek, kötülükten menetmek insanlığın önemli görevleri arasındadır.
O halde iyilik nedir? İyilik en kısa tanımı ile kötülük etmemektir. Felsefi bir yaklaşımla kötülük nedir sorusunun en basit tanımı her tür çirkinliğe engel olmamaktır. Çirkinin en şiddetlisi iğrençlik olarak tanımlanabilir. İğrençlik de sınır tanımaksızın güzelliği tahrip etmektir.
Güzellik nedir o halde? Güzellik geçici olmayan hoşa giden değerler demetidir. Çirkinin zıddır... Muhakeme ve mukayese sürecinde; "isteklere uyan güzel, uymayan çirkin olarak tanımlansa da"; bu tanım eksik ve yanlıştır. Çünkü bu güzellik sanal ve geçicidir. İnsanın değişen psikolojisi ile ilgili ve bağlantılı olarak değişebilir. Moral ekseninde yaklaşılan bu tür bir güzellik görecelidir. Böyle bir güzellik tutarlı değildir. Buradaki güzellik ve çirkinlik kavranmı değişken psikoloji ile ilgilidir. Güvenli bir yaklaşım değildir.
İnsanın ruh programına uymayan her şey çirkindir.
Zulüm, haksızlık, adaletsizlik çirkindir... Tıpkı çevre çirkinliği gibi, gürültü kirliliği gibi...
Tanım ortadadır. Kim olursa olsun, kişiler değişse de tanım değişmezdir.
Güzel'e dayalı terminolojilere dayanarak ta çirkinliklere yol açılabilir. Açılmaktadır da...
İnsan kendi içinde daima çirkine çeken zulüm telkinlerini dinlememekle çirkinden uzaklaştığı kadar güzeldir... Bütün büyük insanlar iğrenç çirkinlikten kaçtıkları oranda güzeldir...
Bu anlayıştan yola çıkılırsa ; Güzel çirkine bakılarak görülebilir... Edebi, edepsizden öğrenmek gibi...
Adalet adına yapılan adaletsizlik kötü ve çirkindir. Tıpkı kokuşmuş ve bozulmaya yüztutmuş et gibi... Ama Adalet adına yapılan Adil uygulama, hakkın hak namına hak sahibine teslimi, insani olduğu kadar insan metabolizmasını olumlu etkileyecek kadar güzel duygular meydana getirir. Zulüm kötüdür, çirkindir.
Zalim bir yönetimin yerine şefkatli bir hükümdar gelirse; işte o zaman güzel bir ortam oluşur, güzel bir durum ortaya çıkar.
Zıtlıkların doğruduğu değerler, stabil güzelliklerden daha çok ve etkilidir.
Güzelin güzelliğini artıran çirkinin çirkinliğidir. Çirkinliğin hadim olduğu çevrede güzellik hakim olur...
En büyük çirkinlik sonsuz güzeliği inkar ve ihmal etmektir...
Dünyadaki bütün güzellikler de SONSUZ GÜZELLİĞİN FARKINDALIĞI sayesinde güzeldir.
Nasıl bir obje kümesinin üzerinden onlar örten büyük bez parçasını çekip alırsanız o objeler bozulursa, yerküre üzerinde yer alan bütün güzel canlıların üzerinden sonsuz güzellik örtüsünü çekip çıkarırsanız, bütün güzellikler geçicilik ekseninde duygusuz ve anlamsız olur.
Önümüzden geçen son model güzel bir otomobilin ne kadar kalıcı etkisi altında kalabiliriz ki...
Ya da konuk olarak gittiğimiz bir evin misafir odasında, "bir bardak çay içimlik" süreden sonra, orayı terkedeceğimizi düşünmek bizi ne kadar o mekanın güzelliğinin etkisi altında bırakabilir. İşte aptal odur ki; "bir çay içimlik süre" sonrasında terk edeceği misafir odasının güzelliğini kalıcı zannedip ona gönül bağlamasıdır. Ve odanın içindekileri elde etme entrikalarına girmesidir. İşte bu çirkinliğin hatta iğrençliğin ta kendisidir.
GÜZELİM
GÜZEL VAR, GÜZELDEN GÜZELİ...
BEN ORADAYIM, EZELİ..
ARAMA BAŞKA YERDE..
KALBİM GÜZELE BEZELİ...

GÜZEL İLE GÜZEL OLDUM.
BİLMEM, BELKİ BİR HİÇ OLDUM...
BEN DE ARADIM KENDİMİ,
GÜZELİN İÇİNDE BULDUM...

GÜZEL BENİM, BEN GÜZELİM,
GÜZEL İÇİNDE EBEDİM,
ARARSAN BULURSUN BENİ,
EZELDEN EBEDE GEZERİM…
Ahmet ATAN
Toplum güzel mesajlar veren benzetmelerde bulunmuştur. Devekuşu gibi kafasını kuma gömmekle kendisinin farkedilmediği zannetmesi gibi...
İnsanların bir çoğu yaptığı ya da neden olduğu çirkinliklerin kendisinden olmadığını zannettiklerini zanneder...
Halbuki çikinliğe neden olan yapan gibidir... Çirkinliğe çığır açan, kıyamete kadar çoğalarak yayılan çirkinliği yapmış gibidir. O yüzden kimse kendisinin açtığı çirkin çığırdan kendisini soyutlayamaz. O ancak devekuşu gibi kendisini kandırır. Kaldı ki; Böyle bir benzetme devekuşu gibi akıllı ve güzel bir yaratığa hakarettir.
Güzelliğin bir özelliğide uyumdur. Uyum hoşa giden ahenktir. Uyum güzelliğin temel özelliğidir. Uyumlu olan güzeldir. Şiirde söz dizimi uyumdur. O nedenle uyumlu bir şiir güzeldir. Tuval yüzeyindeki objelerin düzenli ilişkilerii yüzeysel güzelliği ortaya koyar. Bu nedenle resim sanatı da düzenli ya da uyumlu ilişkilere dayanır. Komplemanter renkler yüzey üzerindeki güzeli ortaya koyarken aynı zamanda kontrast renkler de aynı sonuca götürebilir.
Sıfır noktası ve öncesinde kozmik evren ilahi güzelliğin somut göstergesidir. Bu tabiatın doğal halidir. Kirli hava yoktur. Kirletilmiş hava vardır. Kirli su yoktur. Kirletilmiş su vardır. Kirli insan yoktur. Kirletilmiş insan vardır. Şu halde bir şeyi kirleten ve çirkin yapan etkenleri aramalıdır.
"Kainat bir bütün olarak yaradılıştan gelen ve temelde güzel olduğundan tabiattaki güzelden sanattaki güzele transformasyonu sağlanmış olur. Gerçekte bu kalıcı ve değişmez güzelin kural ve kriterlerini de belirlemiş olur. İnsan tabiatın hem en önemli bir parçası, hem de tabiatın yorumlayıcısıdır. İnsan güzelin çerçevesini çizerken tabiat güzelin tanımının odak noktasını oluşturur. Böylece günübirlik değişmez güzelin tanımı da ortaya çıkmış olur. Bu tanıma uymayan durumlar değişmez çirkinliğin tanımı olur. Her şey en güzel şekilde tasarlanmış ve yaratılmıştır. Kişisel çıkarlar için bu düzeni bozmaya çalışmak çirkinliktir. Böyle bir durumu ortadan kaldırmak her insanın görevidir. Ancak gözler, kapatılarak çirkinlikler yok edilemez...

20 Eylül 2010 Pazartesi

SİVEREK FERİBOTU

Foto: A.ATAN

5 Eylül 2010 Pazar

ESTETİK YAŞAMAK KUTSLDIR

Gençlik gecesini "sabıkasız yaşayarak" ihtiyarlık sabahına ulaşanlar, "estetik yaşama kutsallığının" zevkine varanlardır.

23 Mayıs 2010 Pazar

DÜNYANIN AVUCUNUN İÇİNE GİRMEKTENSE,
DÜNYAYI AVUCUNUN İÇİNE ALMAK DAHA İYİDİR.

GÜCÜNÜ YANLIŞ KULLANANLARIN GÜCÜ KIRILDIĞINDA, GÜCÜNÜ DOĞRU KULLANACAKLARA YOL AÇILMIŞ OLUR.
AMA GÜÇSÜZKEN DOĞRU OLANLARIN, GÜÇLENDİĞİNDE YANLIŞA YÖNELME İHTİMALLERİ DE ÇOK GÜÇLÜDÜR.

Ahmet ATAN

7 Mart 2010 Pazar